nur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2010 Pazartesi

Seni Aradım


















Hüzün güllerimin sarı sevinci,
Dalında aradım yâr diye seni!
Duygu dergâhımın kutsal övüncü,
Dilinde aradım yâr diye seni!

Sevda ırmağında düzensiz aktın,
Dertli değirmenin bendini yıktın;
Öykündün mehtaba ummanı yaktın,
Külünde aradım yâr diye seni!

Ruhunda dirildim teninde soldum,
Meftun yüreğinde rengimi buldum;
Çile kervanında mecnunun oldum,
Çölünde aradım yâr diye seni!

Yürüdüm serabı düşe yatmadım,
Harami sofrada lokma yutmadım;
Terk ettim sılayı mekân tutmadım,
Yolunda aradım yâr diye seni!

Bezirgân dilimde sözüm bitmedi,
Eskil yaralarım merhem tutmadı;
Göçmen diyarına name gitmedi,
Pulunda aradım yâr diye seni!

Kırılgan gönlüne derin kazıldım,
Yağmur gözlerine elif yazıldım;
Kirpiğine şerha şerha dizildim,
Selinde aradım yâr diye seni!

Düşlerim sanrılı bulanık başım,
Bulutlar kahırlı yosunlu taşım;
Figan toprağına urağan yaşım,
Yelinde aradım yâr diye seni!

Doğru odun oldum pir kapısına,
Girmedim dünyanın kul yapısına;
Huşuyla bağlandım aşk tepisine,
Halende aradım Nur diye seni!


19 Eylül 2010 İstanbul
Murat Aydın Doma

25 Kasım 2009 Çarşamba

düşe yazdım

sen ışığımın mavi düşümüne
betimsiz susamışlığım
ruhuma biriktirdiğim son gözyaşı
nedensiz yokluğunla seviştiğim
hayalin
düşüyor yüreğime

süreğen geceme uykusuz düşlerin
yoksul coğrafyanın yetim bıraktığı
yüklemsiz gözlerin
nasıl görebilir bensizliğini

sensizliğe çoğalan bulutsu özlem
doyasıya yağmur meneviş dudağına
belleksiz terk etmeliyim
duyumsuz yaşamın
çile saran yumağını

yolculuğum en uzağıma

19 şubat 2009 istanbul
murat aydın doma

renk düşüm (kırmızı)


































renk düşüm (kırmızı)


kırmızı
can evimin can rengi
soyunuk damarlarıma kızıl duyum
ardışık sevi öykülerime düşen kor
kim taşır gülücük mavinin doğum tiradını
nasıl çıkar ortaya
mor

nem yoksulu menekşe dudağa
şebnem büyüsü
suskun dökülüşe kar beyazı
gözyaşım

kırmızı düşünür
kırmızı üşür
kırmızı sevişir gecelerim
kıvrım kıvrım sona koşar
yar sızılı
nar kızılı
toy-delişmen yüreğim

bin ahla yakarır yakamoz yanığı
sunağıma
kırmızı günahımı gizlerim
tutunup özlem kuşunun tutkulu
kanadına
göklere yükselir
kan kırmızı ellerim

yeşil mi gelir aklıma... / mavilim
mavi düşüm
gün kızılım
ufka sürgün kırmızılım

ille de kırmızılımı özlerim



07 mart 2009 istanbul
murat aydın doma

uzak.sızım



eskil renklerim gömüt
kayıp kentin kızıl akşamlarına
gökevimi yağmalarken urağan
sensizliğim zehir-zakkum
avuçlarıma

zifiri mutsuzluk tütünü vurgunluğum
yoksul serçelerden ezgi çalar nefesim
göçmen dudağına sırdaş ıslığım
ağılı gözyaşı eritirim
özlemine

talandan artakalan mor salkım yalan
sevi kadehim zerdüşt
sonsuzluk esriği ruhum
yangısına kara çalıp tutkun bedenin
ölüm solur umudum

terk edilmiş istiridye kabuğu filikam
yelkensizim suya gölge bun rüzgârına
çağrımsız kum tanelerine belerim sagularımı
veda.sızım gönül kırıklarıma

mavi gamzelerine aldandığım denizim
batık duygu perçini derinlerine
bengi kartal pençesinde kan suskularım
dertli sazım
nur yalazım
yarım.sızım yüreğine

gücenik göğsüme çoğul uykusuzluk
kalan.sızım düş sarmalına
perdemin baladı üşümük gecem
eylül düşümüm kırılgan
an duyarsız
uzağımdasın...


(ida akşamlarına...)
01 eylül 2009 istanbul
murat aydın doma

nur düşüm



suskun rapsodiye duyumsuz gece
meneviş gülüş arifesine düşüyor şebnem
gövel dağın hıçkırık okşamalı siluetinde
destansı çığırışlara buruk dudağım

sevi
yama tutmayan yara
zeytin semahı sekmeli özlem figürü
kekre sokuluşlu kırık yanıma
ürpertili devinime sitemli
lacivertim inadına

kelepçeli denizimle sevişiyor marina aşüftesi
mor gamzeli yelken mahremine sığınmacı rüzgâr
hicran kuytularına göçmen umutlarım

palyaçonun kambur avuçlarına soyunup nefesini
tragedya suflelerinden derleme susuz repliklerini
kimsesizlik sahnesine döküyor
kumpanya çıngırağı

ben girdabında bir ben
kalan.sızım kayboluşuma
lâbirentlerime gömüyorum yasaksız duygularımı

yanağıma nem
uzağıma şiir hüzün
antik sunumlu yakamoz öpüşlere
yalnızlık üşüyor imgelerim

nur serabı dokunuşlara yağan karadut öyküsünde
erim erim eriyor dilim
serenatla büyüttüğüm gökevim
efsunlu zamansızlık kusuyor kutsal kadehime

sensizlik çarmıhına kanıyor elim



(ida akşamlarına...)
06 ağustos 2009 istanbul
murat aydın doma

adımsızım



ebruli yakamozların sağanak düşümü
kırılgan yıllarım gibi zamansızım
delişmen gözlerine

duyumsanamayan evren gülüne kokuşlu
kekik iksirli kum tanelerine adak
zeytin yaprağı hışıltısına kırmızı
bir dirhem benliğim

soyunabilsem karabasan korkularımı
kanatlansam yalnızlık abidesi tüneğimden
kutsal mabedine konsam sevgili
korunaklı mihrabında beş vakitsiz nefeslensem
sonsuzluğu

beklenen perdesi henüz açımsız
gülümsemenin
kumpanya sahnesinde tefrikasız gölge oyunu
kavuşumsuz tiradında uykusuzum gecenin
serapsız ezgilerin suskun serenadında
pus kusar dilim

canhıraş düşürürüm mutluluk düşlerimi
hercai renklerime duyumsuz paletim
ilmek ilmek özlem dokur
korunaksız serpilir volkan külü tuvalime
çığlık yağar imgelerim

prangalı dokunuşum ipeksi
kıdemli kahır işçisiyim dönüşümsüz yaşamın

uzağına düşsem de armağan ettiğin yıldızımın
esintili yelelerine tutunup seğirten galaksinin
tutkulu sokulurum yürek dehlizlerine

ahtapot kollu anı toplarım körfez akşamının
yitik siluetinden
adım kutlu
sızım sen
adımsızım nur parem
tadımsızım kendime


(ida akşamlarına...)
22 temmuz 2009 istanbul
murat aydın doma